• Prof. Dr. Suat DEDE

Miyom nedir? Nasıl tedavi edilir?

En son güncellendiği tarih: 20 Ağu 2019


Prof. Dr. Suat Dede, kapalı (laparoskopik) gerçekleştirilen bir miyom ameliyatı sırasında...

Miyom (leiomiyoma veya fibroid), kadınlarda rahimde gözlenen iyi huylu, kas yumağı şeklindeki kitledir. Bazen tümör olarak ifade edilse de, miyomlar kanser değildir ve rahim kaslarının anormal büyümesi sonucu ortaya çıkmaktadır.


Miyom kimlerde sık gözlenir?

Üreme çağındaki her 4-5 kadından birinde, 40 yaş üzerinde ise her 2 kadından birinde gözlenir (en sık 35-45 yaş arasında gözlenmektedir). Ergenlik öncesi görülmez ve genç kızlarda nadirdir. Menopoz döneminden sonra geriler ve hatta kaybolabilir.

Miyom görülme riski, gebelik ve doğum sayısı ile azalır. Bu nedenle, hiç doğum yapmayan kadınlarda daha sık izlenir.

Östrojen hormonu, miyom oluşumunda veya gelişimde suçlanmaktadır. Bu nedenle, östrojen düzeyi yüksek olan kadınlarda, şişman (obez) ve kilolu hastalarda daha fazla miyom gözlenir.

Ayrıca, miyomlarda ailesel bir yatkınlık da izlenmektedir. Bununla birlikte, doğum kontrol haplarının miyom gelişimi üzerine etkisi yoktur.

Miyomlar, rahmin içinde kalabileceği gibi, rahmin iç boşluğuna (submuköz miyom) veya dışına doğru (subseröz miyom) büyüyebilir. Nadiren rahim iç boşluğuna doğru büyüyen bir miyom, rahim ağzından, vajina içine kadar ilerleyebilir. Çok daha nadir olarak rahim dışına doğru büyüyen bir miyom, rahimden kopup, karın içindeki diğer organlara tutunabilir.


Miyomlara bağlı olarak ortaya çıkan şikayetler nelerdir?

Miyomlar kadınlarda oldukça sık karşılaşılan kitleler olmakla birlikte pek çok kadında herhangi bir şikayete neden olmazlar. Bunun nedeni çoğunlukla miyomların küçük boyutlarda olmalarıdır. Ayrıca miyomların rahimde nerede yerleştiği de şikayetlere neden olup olmamaları konusunda önemlidir. Rahim iç boşluğuna doğru gelişim gösteren miyomlara bağlı olarak şikayetlerin ortaya çıkma olasılığı daha fazladır.


Miyomlara bağlı olarak en sık gözlenen şikayetler:

  • Çok fazla ve daha uzun süreli adet kanaması

  • Kasık ağrısı, alt tarafa doğru baskı veya dolgunluk hissi

  • Sık idrara gitme veya sık gelen idrar hissi

  • Kabızlık veya sık dışkılama hissi

  • Gebe kalmakta güçlük veya gebeliğin düşük ile sonlanması


Miyom teşhisi nasıl konur?

Rahim normalden büyük ve yapısı bozulmuş ise miyom akla gelmelidir. Muayenede miyomlar genellikle rahim içinde sert kitleler şeklinde belirlenir. Tanı ise genellikle ultrason ile doğrulanır.


Miyom tedavisi nasıl yapılır?

Miyomu olmasına karşın, herhangi bir şikayeti olmayan kadınlarda tedaviye gerek yoktur. Ancak şikayetlerin olması durumunda tıbbi veya cerrahi tedaviler planlanabilir. Ancak tıbbi tedaviler ortaya çıkan şikayetleri gidermeye yönelik olarak uygulanmaktadır. Miyomları ortadan kaldıran bir ilaç/tıbbi tedavi yoktur.


Miyomlarda kullanılan tıbbi tedaviler:

  • Demir ve vitaminler: Miyomlara bağlı kanama düzensizlikleri kadınlarda en sık gözlenen problemler arasındadır. Bu kanamaların neden olabileceği kansızlığın giderilmesinde demir ve multivitamin ilaçları kullanılabilir.

  • Ağrı kesiciler: Bazı ağrı kesiciler (örn. Apranax, Ponstan, Advil vb) adet kanaması miktarını azaltarak, adet döneminde gözlenen kramp tarzı kasık ağrısını önleyebilir.

  • Doğum kontrol hapları: Bu grupta bulunan ilaçlar kanama miktarını azaltarak, kasık ağrısı ve kansızlığı önleyebilir.

  • Hormonlu spiral: Mirena adı verilen ve her gün belirli miktarda hormon salgılayan bir spiralin yerleştirilmesi ile kanama miktarı ve buna bağlı olarak gelişebilecek ağrı ve kansızlık azaltılabilir. Ayrıca spiral gebeliğe karşı da koruma sağlayacağı için özellikle 6-12 ay içinde gebelik planı olmayan hastalar için uygundur. Ancak spiralin ideal bir şekilde yerleştirilebilmesi için miyomun rahim iç boşluğuna doğru büyümemiş olması gerekir.

  • İmplant: İmplant, kolun iç kısmına yerleştirildikten sonra vücuda her gün belli bir miktarda hormon salgılayarak gebeliği önleyen bir metottur. İçerdiği hormonun özelliği sayesinde kanama miktarını azaltır ve buna bağlı ağrı ve krampları önler. Uygulanması için küçük bir cerrahi müdahale gereklidir ve 3 yıl gebelikten korur.

  • İğneler: Gebelikten koruyan iğneler de, benzer şekilde içeriğinde bulunan progestin (medroksiprogesteron asetat) hormonu sayesinde kanama miktarını azaltarak etki ederler.

  • Pıhtılaşmayı artıran tedaviler: Antifibrinolitik adı verilen bir grup ilaç (örn. Transamine) kanın pıhtılaşmasını artırarak adet kanamasının azalmasına yardım eder. Bu ilaçlar hormon içermez ve kanama miktarını çok hızlı bir şekilde (birkaç saat içinde) azaltır. Bu ilaçları diğer hormon içeren ilaçlar gibi uzun bir süre kullanmak gerekli değildir; sadece kanama varlığında veya kanama çok aşırı ise kullanılabilirsiniz. Ayrıca bu ilaçlar gebeliğe de engel olmazlar. Ancak antifibrinolitik ilaçların doğum kontrol hapları ile bir arada kullanılması uygun değildir ve kanın damar içinde pıhtılaşmasına, inme ve kalp krizi riskinde artışlara neden olabilirler. Baş ağrısı ve kas krampları en sık gözlenen yan etkileridir.

  • Geçici menopoz iğneleri: GnRH agonist olarak da bilinen ve uygulandığında kadınlarda geçici olarak menopoz tablosunun gelişmesine neden olan bir grup ilaç miyomlara bağlı şikayetlerin tedavisinde kullanılabilir. Bu iğneler aylık veya 3 ayda bir yapılır ve miyomun küçülmesine ve kanamanın azalmasına neden olur. Ancak miyomlardaki bu küçülme kalıcı değildir ve ilaç etkisi geçtikten sonra miyomlar tekrar büyümektedir. Bu nedenle bu iğneler, cerrahi planlanan hastalarda ameliyat öncesinde destek tedavisi olarak kullanılabilir. Bu iğnelerin 6 aydan uzun süre ile kullanılması kemik erimesi yapabilecekleri için önerilmez. Ayrıca, GnRH agonistlerin etkisi kısa sürede başlamaz ve hatta başlangıçta yakınmaları bir miktar artırabilirler.


Miyom için hangi cerrahi tedaviler kullanılmaktadır?

Miyomlar için cerrahi tedavide teknik olarak 2 yöntem kullanılır:

  • Miyomektomi – Sadece miyom veya miyomların ameliyat ile çıkarılmasıdır, rahim alınmaz.

  • Histerektomi – Rahim alma işlemidir.


Miyomektomi kimler için uygundur?

Miyomektomi işlemi çocuk sahibi olmak isteyen veya rahmin alınmasını istemeyen hastalar için uygundur. Miyomektomi sonrası rahim alınmadığından hastaların çocuk sahibi olma şansı vardır ancak miyomektomi sonrasında hastalarda tekrar yeni miyomların ortaya çıkma şansı da bulunmaktadır. Miyomektomi yapılan hastaların %10-25’inde ilerleyen dönemlerde miyom nedeniyle ikinci bir ameliyata ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle, miyomektomi çocuk sahibi olmak istemeyen hastalar için uygun bir yaklaşım olmayabilir.


Miyomektomi nasıl yapılır?

Miyomektomi işleminde, miyomun yerine bağlı olarak değişmekle birlikte, rahim açılarak miyomların yeri belirlenir ve rahmin kas tabakasından ayrılarak çıkarılır. Bu işlem açık cerrahi yöntem ile yapılabileceği gibi, kapalı (laparoskopi ve robotik) olarak da yapılabilir. Rahim iç boşluğuna doğru büyüyen miyomlar ise histeroskopi adı verilen bir yöntem ile çıkarılabilmektedir. Bu işlemde rahim ağzından girilen bir kamera ve yardımcı sistemler aracılığı ile rahim iç boşluğuna doğru gelişim gösteren miyom belirlenir ve özel elektrikli bıçaklar yardımıyla kesilerek çıkarılır.


Histerektomi nasıl yapılır?

Histerektomi rahmin alınması işlemine verilen isimdir. Miyom tedavisinde kesin çözüm olarak değerlendirilir. Açık veya kapalı ameliyat ile gerçekleştirilebilir. Açık cerrahide karından veya vajina içinden rahim çıkarılabileceği gibi, kapalı yöntem ile laparoskopik veya robotik cerrahi kullanılarak rahim alınabilmektedir. Rahim ile birlikte tüplerin de alınması günümüzde yaygın olarak uygulanmaktadır. Son yıllarda bazı araştırmalar yumurtalık kanserine tüplerde ortaya çıkan bazı değişimlerin neden olduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle tüplerin de rahim ile birlikte alınmasının yumurtalık kanseri riskini azaltacağı düşünülmektedir.


Miyom tedavisinde kullanılan diğer yöntemler nelerdir?

Miyom tedavisinde kullanılan diğer yöntemler arasında endometrial ablasyon olarak bilinen ve rahim iç dokusunun tahrip edilmesi olarak da ifade edebileceğimiz cerrahi yöntem, rahim damarlarının özel tıkaçlar ile tıkanması (uterin arter embolizasyonu) ve manyetik rezonans kılavuzluğunda ultrason cerrahisi sayılabilir.

  • Endometrial ablasyon – Rahim içinde her bir adet döneminde gelişen ve adet kanaması ile dökülen dokuya “endometrium” adı verilmektedir. Bu dokunun özel yöntemler ile tamamen tahrip edilmesi ile fazla miktardaki adet kanamaları azalabilir. Ancak bu yöntem miyomları ortadan kaldırmaz veya küçülmesini sağlamaz; sadece kanamayı tamamen keser veya azaltır. Bu işlem sonrasında endometrium tahrip edildiği için gebe kalma olasılığı oldukça azalmaktadır, bu nedenle gebelik planlayan hastalar için uygun değildir. Ayrıca, endometrial ablasyon sonrasında dış gebelik ihtimalinde de artış gözlenmektedir.

  • Rahim damarlarının tıkanması – Rahme kan sağlayan damarların özel tıkaçlar yardımıyla kapatılması sonrasında miyomlarda aylar içinde küçülme sağlanır ve buna bağlı olarak da şikayetler azalır. İşlem hastane şartlarında ve genellikle girişimsel radyoloji doktorları tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu işlemde önce kasıkta bulunan ana atar damardan girilir ve özel bir tüp damar içinde ilerletilerek rahim atar damarına kadar ulaşılır. Ardından özel bir takım parçacıklarla damarın tıkanması sağlanır. Bu işlemden sonra hastaların gebe kalması arzu edilmediğinden, bir doğum kontrol yöntemi kullanmaları hastalara önerilmektedir.

  • Manyetik rezonanas kılavuzluğunda ultrason cerrahisi – Son dönemde ortaya konan yöntemlerden biridir. MRI cihazı içinde anestezi ihtiyacı olmaksızın, çeşitli ultrason dalgaları rahim içinde miyomun olduğu bölgeye yönlendirilir ve miyomun ısınarak tahrip olmasına neden olur. Bu işlem sonrasında haftalar veya aylar içinde miyomlar küçülür ve şikayetler azalır.

#miyom #myom #fibroid #leiomyom #laparoskopi #myomektomi #histeroskopi #histerektomi #infertilite #kısırlık #kasıkağrısı #endoskopi #ameliyatsızmiyomtedavisi #adetdüzensizliği #endometrialablasyon #hormonluspiral #ilaçlıspiral

17 görüntüleme

©2019 by Prof. Dr. Suat DEDE.